Alternatif Gelişim Projesi

Haydi Gönüllü Ol!

Alternatif Gelişim Projesi

Alternatif Gelişim Projesi (AGP), gelişimsel ve psikiyatrik bozuklukları olan çocuk, ergen ve yetişkinler için gelişimsel ve psikoterapötik hedefleri olan bir psikososyal destek projesidir. Bu alandaki Türkiye’ye özgü zorlukları gözeterek oluşturulmuş bir model olan AGP’nin bünyesindeki bazı alt programlar birer ilk olma özelliğindedir.

AGP’de  gelişimsel bozuklukları nasıl ele alıyoruz?

 AGP sorunlara çok disiplinli bir anlayışla yaklaşır.
Tedavi, eğitim ve rehabilitasyon eş zamanlı ve döngüsel olarak tüm çalışmaların içine uygun bir biçimde yerleştirilir.

Farklı gelişen çocuk, ergen ve yetişkinlerin sosyal ve psikolojik gelişimlerini destekleyici birçok çalışma yapıyoruz. Günlük yaşam aktiviteleri (alış-veriş, yemek hazırlama, temizlik vb.), sanatsal etkinlikler (atölyeler, sergi-müze gezileri, konser/festival vb.) ve grupla terapi çalışmaları birada olduğu bir program yürütüyoruz. Çok disiplinli bir anlayışla yürütülen programı tüm gelişim alanlarında etkili olacak şekilde yürütüyoruz.

Farklı gelişen bireylerin bağımsız bir yaşam sürmesi gelişim ve iyileşme adına önemlidir. Ülkemizde yeterli sosyal destek ağı bulunmadığından farklı gelişen bireyler, ağırlıklı olarak ebeveynleri ve/veya çok kısıtlı bir sosyal çevre içinde yaşamaktadır. Hizmet veren mevcut kurumlar ise genellikle sadece zihinsel gelişime yönelik çalışmaktadırlar. Ancak farklı gelişen bireylerin her yaşa ait birçok gelişim alanında ihtiyaçları olmaktadır. Psikososyal Grup Programı ile özellikle sosyal ve psikolojik gelişimi uyarıcı uygulamalara katılmayı mümkün kılıyoruz. Farklı disiplinlerden gelen uzmanların/çalışmacıların ekip halinde kurguladığı program gelişimin pek çok alana yayılmasını sağlıyor.

Psikososyal grup çalışmalarında amaç süpervizyon ile desteklenen gönüllü ve profosyonellerin, farklı gelişen bireyler ile aynı mekanı kullanarak bağımsız yaşamlarını güçlendirmektir. Farklı gelişenin eşya sahibi olma bilincini kazanması, temizlik gerekliliğini anlaması ve kendi kendine yapma isteği , yemek hazırlığının birlikte yapılması ve toplanması gibi toplum içinde kendi gibi varolabilme kabileyetini, yapmayı arzulayacağı ilişkiler kurarak kazanması projenin amacıdır. Günlük planlanan sanat atölyeleri  ise ilişkilerin canlandırdığı duyguların dışavurularak, sembolikleştirilmesidir. Projenin gündüz ve yatılı programı “Geçiş Evi” ismini taktığımız gerçek bir evde gerçekleşiyor.  Her bir katılımcının ihtiyacı gözetilerek ve de güncel kültürel etkinliklere göre dışarıda zaman geçiriliyor. Bazen kısa bir yürüyüş, bazen parkta çeşitli oyunlar, bazen konser… Farklı gelişen bireyler ve onları olduğu gibi kabul eden genç gönüllülerin sosyo duygusal gelişimleri devam etmekte.

Erken dönemde (1-3 yaş) otistik belirtileri olan çocuklarla gerçekleştirilen bireysel psikoterapi seansları ve aileye verilen danışmanlık hizmetini kapsamaktadır. Klinik çalışmalarımız otistik belirtiler fark edildikten sonra kısa zaman içinde müdahale edilirse (sosyal ve duygusal gelişimin gerektiği gibi uyarılması ve tetiklenmesi) normal gelişim seyrine evrilebildiğini göstermektedir.

Daha büyük yaşta çocuklar için başvuruda bulunan aile ve çocuğunun bireysel ve sosyal alanlardaki mevcut durumunu ve ihtiyaçlarını tespit etmek için detaylı değerlendirme yapıyoruz. Farklı metotları bir arada kullanarak değerlendirmenin çok yönlü ve kapsamlı olmasını sağlıyoruz. Her bireyin ruhsal ve gelişimsel süreci biricik olduğundan, ölçümleri bireysel özelliklere ve ihtiyaçlara yönelik olarak belirliyoruz. Uzman kadromuz tarafından yapılan ölçme ve değerlendirmeyi, aile ve varsa okul/egitim kurumu ile işbirliği haline gerçekleştiriyoruz. Ölçümleri okul öncesi, okul dönemi, ergenlik ve erişkinlik dönemlerinin tümü için uyguluyoruz.

Özellikle otizmin erken dönemde fark edilmesi ve müdahale edilmesinin, otistik gelişimin normal gelişime yaklaşmasını sağlayacağına inanıyoruz. Gözleme dayalı değerlendirmelerin yanı sıra yaptığımız ölçümler bize daha nesnel veriler sunmakta, gelişim ve değişimin izlenmesine olanak sağlamaktadır

Erken Tanı ve Müdahale

Psikoterapi ve Psikoeğitsel Müdahale Programında farklı gelişen bireyi yeni bir ilişkiye, rutine, mekâna hazırlıyoruz. Kendini ifade edebileceği bir alan sağlayarak bireysel gelişim sürecini nitelikli hale getiriyoruz. Farklı gelişenin varlığı ve davranışlarının anlamlı olduğu bir ortam yaratmakta, kendisini güvenli ve anlaşılmış hissetmesi, dış dünyayı tehdit olarak algılamadan diğer insanlarla ilişkiye girme arzusu duymasını sağlıyoruz.

Bireyler içine doğdukları bedensel, zihinsel ve çevresel (sosyal, ekonomik vb.) koşullardan kaynaklanan zor yaşantıları içlerine atmaktadırlar. Zor yaşantıları, duyguları ve düşünceleri dönüştürerek baş edilebilecek duruma getirmek farklı gelişen bireyler için çok zor veya imkânsız hale gelebilmektedir. Tıkanan, ifade edilemeyen duygu ve düşünceler çeşitli hastalıklara sebep olmaktadır. Psikoterapide farklı gelişene ait güvenli, kabulün olduğu bir alan yaratarak içtekilerin ifade edilmesi sağlanıyor. Böylelikle hayata verilen anlam ve ruh sağlığının iyileşen yönde gelişimine destek oluyoruz.

 

Bireyin gündelik yaşam aktivitelerini bağımsız olarak gerçekleştirebilmesi ve yaşam kalitesini artırmak için uygulamalar düzenliyoruz. Belirlediğimiz planla bireyin 8 alanda gelişimi için eğitsel çalışmalar gerçekleştiriyoruz (psikomotor alan, bilişsel alan, sosyal alan, öz bakım becerisi, günlük yaşam beceri, toplumsal yaşam becerileri, akademik beceriler, kendi kendini yönetme). Çalışmacının farklı gelişen bireyle “ilişki” temmeli bir bakışla uzun süreli bir plan hazırlıyoruz. Gruba dahil olmadan önce ve ya grup çalışmaları ile aynı anda devam eden bire bir ev çalışmaları; çocuğunuzun merak, keşif, güven, anlaşılma gibi duygular hissetmesini sağlayacak ve aile dışında gelişen hayat aileye içinde yaşananı rahatlatıp, zenginleştirmesini hedefliyoruz. Bu sayede farklı gelişen bireylerin;

  • Var olan becerilerinde gelişme ve işlevselliğinde artış (öz bakım, çatal-bıçak kullanma, gündelik işleri yapabilme vb.)
  • Zayıf olduğu gelişim alanlarında güç kazanma
  • Bağımsız yaşam arzusunu güçlendirmek ve bu yönde pratik kazandırmak
  • Yaşam kalitesinde artış
  • Toplumla kaynaşabileceği ortak paydalarda artış
  • Dış dünyayla temas araçlarında zenginleşme

Ev Destek Programı

Çocuklarının aldığı hizmeti tamamlayıcı nitelikte ebeveynlere yönelik destekleyici çalışmalardır. Ailenin her bir üyesinin yaşam kalitesinin artırılması öncelikli hedeflerimizden biridir. Farklı gelişen çocuğu olan aileler, hem çocukla birebir ilişkilerinde hem de aile-toplum ilişkisinde bir çok rutinin dışında kalmaktadır. Çoğu kez ihtiyacı olan desteği bulamayan ve doğru bilgi kaynaklarına erişemeyen ebeveynler, tükenme riski ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu ihtiyaca yönelik olarak EDP ile ailelerin uzman kadromuzdan ve birbirlerinin yaşantılarından gerekli desteği alabilecekleri bir program sunuyoruz.

Farklı gelişen bireylerin iş edinmelerini ve üretim sürecine katılmalarını sağlıyoruz. Katılımcılar iş yerlerinde yeteneklerine uygun olan görevleri alırlar. Bunu, özellikle genç ve yetişkin yaştaki bireyler için, sosyal yaşama katılımın en belirgin göstergesi olarak görüyoruz. MEİP ortak kamusal alanları paylaşarak farklı gelişme dair toplumsal bir bilinç kazandırmayı da kapsamaktadır.

Ülkemizde zihinsel ve fiziksel engelli bireylerin kendi sosyal hayatlarını kurmaları ve üretim sürecine katılmaları yönünde yeterli alt yapı bulunmamaktadır. Özellikle ergenlik döneminden sonra toplumsal etkinliklere katılımı düşen farklı gelişenler ve ailelerinin yaşadıkları sorunlara bir yenisini eklemekte ve hastalığın seyrinde artışlar görülebilmektedir. Sadece “farklı” olması ile hatırlanan farklı gelişenlerin toplum içinde işlevsel olduğunu görme fırsatı kalmamaktadır. İstihdam projesi farklı gelişenlerin üretime katılımını kolaylaştırmak için bu süreçte rol alan tüm aktörlerin (farklı gelişen, aileler, çalışmacılar, işveren ve/veya çalışanlar, -varsa- müşteriler) sürece hazırlanması ihtiyacı ile geliştirilmiştir.

Her hafta gerçekleşen atölyelerde üretilen  defter, takı, bez bebek gibi eşyalar farklı yerlerde açılan standlarda bağış karşılığında destekçilerin oluyor. Ayrıca atölyelerde spontan ortaya çıkan resimlerin baskıları amerikan servis ve bez çantalarda özgün desenler olarak kullanılıyor.

İş edinme ve sürekli öğrenmenin verdiği haz, yaşama tutunmanın da önemli bir yoludur.

Mesleki Eğitim ve İstihdam Programı (MEİP)

Otistikler Yaşamla Bütünleşme Kampları 1996 yılından bu yana düzenli olarak her yaz yapıyoruz. 1 hafta (veya daha uzun süre) uzman ekibimiz ve gönüllü eğitimcilerimizle otistiklerin eğitim ve bakım hizmetlerinin yanı sıra onlarla birlikte tatil ve dinlenme etkinlikleri düzenliyoruz.

İçinde yaşadığımız toplum farklılığa ne kadar duyarlıysa farklı gelişenlerin yaşadıkları zorluklar o kadar azalmaktadır. Çoğu kez farklı gelişenlerin ve yakınlarının yaşadıkları psikolojik zorluklar toplumdaki olumsuz kanı, önyargı, etiketletme, ayrımcılık gibi olgulardan kaynaklanmaktadır. Toplumda normal diye nitelediğimiz bireylerin farklı gelişenleri oldukları gibi kabul etmeleri, onların varoluş biçimlerine saygı göstermeleri ve hepsinden önemlisi onlarla birlikte aynı mekânı ve zamanı paylaşma konusunda duyarlı olmalarını sağlamak gerekmektedir. Kamp mekânı çevresindeki birçok insan otistikleri zaman içinde daha iyi tanıyor, onları kabul etme ve onlarla birlikte aynı zamanı ve mekânı paylaşma konusunda duyarlılık geliştirmeye başlıyor.

Genellikle tüm ağır psikiyatrik hastalarda gözlemlediğimiz bağımlı ebeveyn-çocuk ilişkisi her iki tarafı da yıpratmaktadır. Kamplar, farklı gelişen bireye bağımlı bir halde yaşamak durumunda kalan yakın çevredeki kişilerin de ruhsal/psikolojik sağlıkları açısından iyileştirici bir etki yaratır. Kamp süreci boyunca aile üyelerinden -çoğu kez- ilk defa ayrı geçiren otistikler yaşamlarını zenginleştirecek yeni ilişkilerin içinde yer almış oluyor.

Toplumsal hayata katılmakta zorlanan, farklılığını sadece sorun olarak yaşan bireylerin gelişimlerinde aksamalar olmaktadır. Kamp ile arkadaş çevresi edinen ve güzel bir tatil geçiren farklı gelişenlerin yaşama ve öğrenme motivasyonlarında belirgin artışlar gözlemliyoruz. 

OYAKAMP’ ta farklı gelişen bireylere eşlik eden gönüllülerin 30 saatlik kuramsal ve uygulamalı eğitime katılımları beklenmektedir.

İlk defa katılacak gelişim ve ya ruhsal bozukluğu olan katılımcı ile ön görüşme ve gerekirse kamp öncesi hazırlık çalışmaları yapılmaktadır.

ETKİNLİKLERİMİZİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ